ONU-4_EN

Regl Dönemi ve Pandemi Hakkında Bilmeniz Gereken 9 Şey

Salgın, insanların adet görme deneyimlerini de etkiliyor.

Menstrüasyon, dünya çapında yanlış anlaşılan ve tabulaştırılan bir konudur. COVID-19 salgını altında bu durumun ve birey üzerindeki etkilerinin kötüleşmesi oldukça muhtemeldir. Aşağıda, regl dönemi ve salgın hakkında bilmeniz gereken dokuz şey ve dünyanın bu konuda yapılması gerekenler paylaşılmıştır.

1.Menstrüasyon hastalık veya COVID-19 belirtisi değildir.

Menstrüasyon dönemi, bir hastalık belirtisi değil tam tersine sağlıklı ve normal bir dönemdir. Fakat menstrüasyon ve COVID-19 hakkında bazı söylentiler yayılmaktadır. Örneğin Çin’de insanlar menstrüasyonun kişinin koronavirüsüne yakalanma riskini arttırdığını duyduğunu bildirdiler. Tanzanya’da söylentiler, menstrüasyonun COVID-19’un bir belirtisi olduğunu veya menstrüasyon döneminde olan kişilerin hastalığı yayma olasılığının daha yüksek olduğunu düşünüyor. Menstrüasyon konusundaki yanlış anlaşılmaları ve tabuları güçlendiren bu mitlerin tıbbi bir temeli bulunmamaktadır.

Ancak pandeminin, insanların regl dönemlerini nasıl geçirdikleri üzerine önemli bir etkisi var. Salgın sonucunda ortaya çıkan hareket kısıtlamaları ve sağlık tesislerinin pandemi özelinde hizmet vermesi, endometriozis veya migren gibi menstrüasyonla ilgili bozuklukların tedavisi de dahil olmak üzere cinsel ve üreme sağlığı hizmetlerine erişimi kısıtlamaktadır. Pandeminin ekonomiye etkileri menstrüasyon malzemelerine erişimi kısıtlıyor, artan stres menstrüasyon döngüsünü etkileyor ve premenstrüel sendromun (PMS) belirtilerini arttırıyor.

2.Menstrüasyon ürünleri temel hijyen ürünlerindendir.

Menstrüel ürünlere erişim COVID-19’dan etkilenmiştir.

Stok ve tedarik zinciri kesintileri, toplulukların hijyenik pedlere, tamponlara ve diğer adet malzemelerine erişimlerini kaybedebileceği anlamına gelir. Bu temel öğelerin her daim ulaşılabilir olmasını sağlamalıdır.

Hijyenik pedler, Çin’in karantina uygulaması sırasında başlangıçta temel malzemeler olarak listelenmediğinden tedarikçiler nakliye sorunlarıyla karşı karşıya kaldı ve karar alıcıların harekete geçmesini istedi. Hindistan’da hijyenik pedler, üretim ve tedarik önündeki engelleri kaldırmak için temel hijyen ürünleri olarak listelenmiştir. Amerika Birleşik Devletleri regl malzemelerini tıbbi ürünler kategorisine almak için harekete geçti.

Bu ürünler özelinde farklı uygulamaların olmaması gerekiyor. Bu ürünler- pedler, tamponlar, adet bardakları, yeniden kullanılabilir peçeteler, ağrı kesici ilaçlar ve sabun- regl olan herkesin sağlığı,onuru ve refahı için bir önceliktir.

Karar alıcılar, pandemi döneminde özellikle sağlık çalışanları gibi menstrüel ürünlere erişimde artan zorluklar yaşayan belirli gruplara da destek olmalıdır.

3.Sağlık çalışanlarının menstrüel ürünlere sürdürülebilir bir şekilde erişimi sağlanmalıdır.

Dünya genelinde, sağlık çalışanlarının yüzde 70’e yakını kadınlardan oluşmakta. Pandemi koşullarında uzayan çalışma saatlerinde stres altında çalışmaktalar. Sağlık çalışanları karşılanmayan menstrüel ürün ihtiyaçlarına dikkat çekerek bu eksikliğin pandemiyle mücadelelerini etkilediğinden bahsettiler.

Sağlık personelleri hijyenik ürünlerin yanında aynı zamanda kişisel hijyenlerini rahatlıkla sağlamaları için gerekli olan zamana, olanaklara ve kaynaklara da ihtiyaç duyuyorlar. Bu durum kişisel koruyucu tulumlar içinde pandemiyle ön saflarda mücadele eden personel için geçerli.

Yakın tarihli UNICEF kılavuzuna göre, bu tulumların giyilmesi ve çıkarılması zaman aldığından menstrüel ürünlerin hızlı bir şekilde değiştirilmesi zorlaşıyor. Bu da kadınların bu ürünleri değiştirmeden uzun süre kullanmalarına, çeşitli haplarla adet kanamasını bastırmalarına veya iş günlerini kaçırmalarına neden oluyor.

UNFPA ve UNICEF bu ihtiyaçlara dünya genelindeki sağlık çalışanlarına menstrüel ürün dağıtımı yaparak yanıt veriyor.

4.Hastane ve karantina merkezleri menstrüel ürünleri sağlamalıdır.

Hastane ve karantina merkezlerinde kalan insanlar genellikle gerekli hijyen ürünlerini sağlayamazlar. Tesis yöneticileri bu nedenle gerekli malzemelerin mevcut olmasını sağlamalı ve personel bu ihtiyaçları hassas bir şekilde karşılayacak şekilde eğitilmelidir.

Karantina merkezindeki bir kadın, her kadın adet dönemini farklı yaşadığından kendisine sağlanandan daha fazla hijyenik pede ihtiyaç duyduğunu belirtti.

UNFPA ve UNICEF,UN Women gibi partnerlerle birlikte Yemen, El Salvador ve diğer yerlerdeki karantina tesislerine sabun ve ped gibi hijyen ürünleri sağlıyor.

5. Savunmasız kesimler menstrüel ürünlere ulaşmada daha dezavantajlı.

Kırılgan gruplar menstrüel ürünlere ulaşmada daha dezavantajlı.

Adet malzemelerine ve sağlık hizmetlerine erişimde zaten engellerle karşılaşan insanlar bu zorlukların arttığını söylüyorlar.

 Mağazaların kapatılması,toplu   taşımanın kısıtlanması, artan maliyetler ve ekonomik belirsizlik, yoksulluk içinde olanların menstrüel hijyen ürünlerine ulaşımını daha da zorlaştırıyor. Bazı yerlerde, insanların adet kanını emmek için çorap kullanmaya başvurduklarını belirten raporları vardır.

Koşullar engelli bireyler, cezaevlerindekiler, mülteciler ve göçmenler, sığınma evi sakinleri ve transseksüel erkekler için daha da zor;  Kerkük’te gözaltında tutulan bir kadın UNFPA’ya “Burada olmak bizi unutulmuş hissettiriyor… ama kişisel ihtiyaçlarımız da önemli” dedi.

Venezuela ve Kolombiya sınırında çalışan UNFPA insani yardım uzmanı Dildar Salamanca, göçmenlerin ihtiyaç duydukları temel hijyen malzemelerine sahip olmadıklarında ne olabileceğini hatırlıyor: “Bir keresinde… regl olan bir kıza tanık oldum. Plastik bir torbanın üstünde oturuyor ve yerinden kalkamıyordu çünkü kullanabileceği bir hijyenik pedi yoktu. Bu koşullar, kadınların yiyecek ve suya erişimi kişisel bakım ürünlerinin önüne aldıkları COVID-19 kaynaklı sosyal izolasyon nedeniyle daha da kötüleşti. ”

UNFPA, kadın sığınma evlerinde ve gözaltı merkezlerinde bulunan kişilere menstrüasyon kitleri sağlıyor. Mümkünse bu kitlere, COVID-19’un önlenmesi ile ilgili mesajlar ve artan izolasyon üzerinde sıkıntı yaşayan insanlar için psikososyal destek gibi ek hizmetler de ekleniyor. UNICEF ayrıca, özel ıslah kurumlarında, sağlık merkezlerinde ve özel bakım evlerinde çocuklara temiz su ve temizlik ürünleri ve menstrüel ürünleri tedarik etmektedir.

6.Covid-19 regl olan bireylerin temel haklarını ve sağlıklarını tehdit etmektedir.

Cinsiyet eşitsizliği, aşırı yoksulluk, insani krizler ve zararlı gelenekler regl dönemini kısıtlama ve utanç dolu bir zamana dönüştürebilir. Bu hassasiyet cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerine erişimin azaldığı pandemi ortamında artabilir.

Pandemi aynı zamanda bu tabuları yıkma ve kişisel hakları koruma çalışmalarını da engelledi. Geçen sene Menstrüel Hijyen Günü’nde 74 farklı ülkede 726’ya yakın etkinlik düzenlendi. Salgın nedeniyle bu sene böyle etkinlikler mümkün değildir.

7. COVID-19’un önlenmesi sağlıklı regl dönemi ve hijyenle mümkündür.

Temiz su, sağlık önlemleri ve hijyen hizmetleri hem menstrüel hijyen hem de COVID-19’un önlenmesi için gereklidir. Ancak, bu hizmetleri sağlama çabaları zayıflamaktadır.

Topluluklar azalan sabun, dezenfektan ve diğer temizleyici stoklarıyla karşı karşıyadır. UNICEF, acil durum ortamlarındaki su ve sağlık hizmetlerinin bakım personeli ve kaynaklarındaki sıkıntılardan etkilenebileceğini belirtti. Tüm bunların hem COVID-19’un önlenmesi hem de regl olan bireylerin sağlığı ve hakları üzerinde olumsuz bir etkisi olacaktır.

8. Menstrüasyon sağlığı ve hijyeni ile ilgili bilgiler pandemi nedeniyle aktarılamıyor.

Menstrüasyon hakkında bilimsel ve gerçek bilgilerin aktarılması gerekiyor.

Okul ve sağlık hizmetlerindeki aksaklıklar menstrüasyon sağlığı ve hijyeni hakkında temel bilgileri daha az erişilebilir kılmaktadır. Buna ek olarak, daha düşük internet erişimi ve okuryazarlık oranları nedeniyle, kadınların ve kızların yedek bilgi kaynaklarına sahip olma olasılığı daha düşüktür.

İnsanları regl konusunda bilinçlendirmek için yeni ve yaratıcı yollara eskisinden daha çok ihtiyacımız var.

UNICEF ve UNFPA regl hakkındaki yanlış bilgileri düzeltmek, kamu hizmeti ve eğitsel mesajlar yoluyla menstrüasyon hakkında olumlu, gerçek mesajlar yaymak için çalışıyor. Örneğin, UNFPA, ebeveynlerin çocuklarına doğru bilgi sağlamasına yardımcı olmaktan, insanlara kendi yeniden kullanılabilir adet ürünlerini yapmayı öğretmeye kadar, adet sağlığı hakkında farkındalığı artırmak için kamu hizmeti videoları ve mesajları oluşturmuştur. Ve UNICEF kadınlar ve kız çocukları için hem menstrüasyon hem de COVID-19 hakkında bilgi alabilecekleri “Oky Period Tracker” isimli bir uygulama tasarladı.

Ancak hem insanları eğitmek hem de regl konusundaki tabuları yıkıp ve utancı sona erdirmek için daha fazla çaba gerekiyor.

9. Zararlı regl tabuları pandemi sırasında kırılganlığı artırmaktadır.

Menstrüel tabular ve gelenekler, normal koşullarda bile dışlanmaya ve kırılganlığa neden olur. Pandemi altında bu durum daha da kötüleşebilir: Adet gören kişinin adet dönemi bitene kadar adet kulübelerine, ahırlara veya akrabalarının evlerine gitmesi gibi uygulamalar, sosyal mesafe kurallarının uygulanmasını engelleyebilir. Diğer gelenekler regl olan yapan kişilerin cinsel organlarını yıkamasına veya cinsel organlarına dokunmasına izin vermez, menstrüasyonun su kaynaklarını veya tuvaletleri kirlettiğini iddia eder.

Neyse ki, en azından bazı durumlarda, COVID-19’u önleme çabaları bu geleneklere göre öncelik kazanmaktadır. Batı Nepal’deki birkaç kadın aktivist, UNFPA’ya regl olan kadınların ve kızların artık adet kulübelerine veya inek ahırlarına gitmek yerine evlerinin ayrı odalarında kalabildiklerini söyledi.

Ancak, tüm insanların menstrüasyon süreci dahil olmak üzere COVID-19 tedbirlerine uymasını sağlamak için daha fazla çaba gösterilmesi gerekmektedir.

*Bu makale, regl olan bireylerin sağlığını ve haklarını koruma çabasında lider kuruluşlar olan UNFPA ve UNICEF ortak bir işbirliği ile hazırlanmıştır. Makalenin orijinal haline aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

https://www.unfpa.org/news/nine-things-you-need-know-about-periods-and-pandemic

 

Add a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *