kenya

Kenyalı kadınlar ve kız çocukları hijyenik ped uğruna cinsel ilişkiye zorlanıyor

Adet kanaması ülkedeki sistematik yanlış bilgi ve batıl inançlar nedeniyle gizleniyor (Unicef Kenya) 

UNICEF Kenyalı kadın ve kız çocukları hijyenik ped almak için yeterli paraları olmadığı uyarısında bulunuyor.

*Maya Oppenheim’ın 6 Temmuz 2019 tarihinde Independent’ta çıkan haberidir.

 

Adet kanaması ülkedeki sistematik yanlış bilgi ve batıl inançlar nedeniyle gizleniyor (Unicef Kenya) 

Kenya’da kadınlar ve kız çocukları regl yoksulluğunun yaygınlığı, regl nedeniyle mahcubiyet duyma, toplumsal tabu ve halk sağlığıyla ilgili yanlış bilgilendirmeden dolayı hijyenik ürünler karşılığında cinsel ilişkiye girmeye zorlanıyor.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), ülkenin batısındaki ergenlik çağındaki kız çocuklarının yüzde 10’nun ped için cinsel ilişkiye girdiklerini kabul ettiğini gösteren araştırmaya dikkati çekti.

Araştırma Kenyalı kız çocuklarının yüzde 54’ünün adet dönemlerinde hijyenik ürünlere erişimde zorluklar yaşadığını ve okul çağındaki kız çocuklarının da yüzde 22’sinin pedlerini kendilerinin satın aldığını ortaya koydu.

The Independent’a konuşan UNICEF Kenya’nın Su, Sağlık Hizmetleri ve Hijyen Başkanı Andrew Trevett, kız çocuklarının hijyenik ürünler karşılığında cinsel istismara uğramalarının yaygın olduğunu söyledi.

“Boda bodas denilen motosiklet taksilerimiz var. Genç kızlar hijyenik ped tedarik eden sürücülerle cinsel ilişkiye giriyor” diyen Trevett sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu iki nedenden dolayı oluyor. Birinci bariz sebep yoksulluk. Kız çocukları ve kadınlar hijyenik ürünler satın alacakları maddi imkanlara sahip değil. Ancak bir de temin etme konusu var. İhtiyacın karşılanmasından dolayı cinsel ilişkiye giriliyor çünkü bu ürünler kız çocuklarının köylerinde bulunmuyor. Kırsal kesimde kız çocukları ulaşım sorunuyla karşı karşıya ve otobüs ücretini de karşılayamazlar. Bazı uzak köylerdeyse ne yol var ne de otobüs hizmeti.

Trevett Kenya’da regl dönemine ilişkin kemikleşmiş tabuların, kız çocuklarının ve kadınların eksik bilgi edinmelerine neden olduğunu vurguladı.

Trevett, “Reglle ilgili hassasiyet, kız çocuklarının ve erkeklerin hiçbir bilgi edinmediği anlamına geliyor. Bunun bir anne kız sohbeti olmasını beklersiniz ama böyle bir sohbetin yapılmadığı görülüyor. Ayrıca bu konuda okul da bilgilendirme yapmıyor” diye konuştu.  

Kenya’nın batısındaki Kuria’da ortaokul öğrencisi bir kız çocuğu, hijyenik ped için cinsel ilişkiye girme travmasını doğrudan yaşayanlardan biri. Independent’a Judy takma adıyla konuşan kız çocuğu yaşadıklarını şöyle anlattı:

Adet dönemim 2014’te 7. sınıfa giderken başladı. Çok iyi hatırlıyorum. Yakındaki bir okulda spor eğitimindeydik. Çok iyi hentbol oyuncusuydum. Oynamaya hazırlanırken, soyunma odasındayken arkadaşım uyluk bölgemde biraz kan olduğunu söyledi. Kontrol ettiğimde iç çamaşırım kan doluydu. Spor öğretmenimize söylemekten korktum çünkü kendisi erkekti, çok utandım. Arkadaşım belime bir kazak bağlamamı ve öğretmene hasta olduğumu ve oynayamayacağımı söylememi söyledi. Dediği gibi yaptım ama çok endişelendim. Eğitim bittikten sonra arkadaşım iki motosiklet taksi ayarladı, birine ben diğerine o bindi. Eve giderken taksi sürücüsü bir yerde durdu ve arkadaşıma küçük bir torba verdi.

Babası çiftçi, annesi ev hanımı olan Judy torbanın içinde ne olduğunu ilk başta bilmiyordu. Arkadaşı Mary’nin talimatını dinledi ve onu gizli bir yere kadar takip etti. Mary taksi sürücüsüne aldırdığı pedleri ve bir çift yeni iç çamaşırını torbadan çıkardı.

Judy şunları kaydetti:

Şok olmuştum. Temiz çamaşıra pedi yerleştirdi ve sonra bana kanlı çamaşırımı çıkarmamı söyledi. Dediği gibi yaptım. Mary bunu ailem de dahil hiç kimseye söylememi tembihledi. Evde de kullanmam için ayrılan temiz pedlerle oradan ayrıldık. Mary pedleri aldığı için sürücüye teşekkür etmemi istedi. Ben de bize arkadaşça davranan uzun boylu kumral sürücüye ‘Adet utancımı yenmemi sağladığınız için teşekkür ederim’ dedim. Ayrıldık ve eve gittik. Bir hafta sonra okulda karşılaştığımızda Mary’ye yardımı için teşekkür ettim. Tenefüste Mary bana motosiklet taksi sürücüsünün adet dönemindeyken kendisine nasıl hijyenik ped getirdiğini anlattı. Beni, bana ped getirecek diğer motosiklet taksi sürücüsüyle bir araya getireceğini söyledi.

Arkadaşına karşı çıkmak istediğini anlatan Judy, “Mary beni şimdi pişman olduğum bir tuzağa düşürdü” dedi. Judy 2016’da hamile kaldığını ve Temmuz 2017’de bir erkek bebek dünyaya getirdiğini belirterek, “Kendimi tuzağa düşmüş buldum çünkü hijyenik pedden yoksundum” diye konuştu.

Sekiz çocuklu bir ailede doğan Judy bir öğretmenin rehberliği ve danışmanlığı sayesinde öğrenimini sürdürmek için okula döndü.

Regl yoksulluğu Kenya’da yaygın bir problem. UNICEF’in araştırmasına göre, kız çocuklarının ve kadınların yüzde 7’si ped veya tampon yerine paçavra, battaniye parçası, tavuk tüyü, çamur ve gazete gibi eşyalar kullanıyor. Kadın ve kız çocuklarının yüzde 46’sı tek kullanımlık pedler, yüzde 6’sıysa tekrar kullanılabilir pedler tercih ediyor.

Ayrıca kadınlar ve kız çocuklarının yüzde 76’sı yeterli su ve sıhhi temizliğe erişmede zorluklar yaşarken, eğitim kurumlarının sadece yüzde 17,5’inde tuvaletlerin yakınında su, el yıkama yeri ve sabun bulunuyor. 

Kenya’daki okulların kabaca yüzde 30’u öğrencilerine hijyenik ped sağlıyor. Ancak birçok durumda pedler sadece acil durumlar için sunuluyor.

Kuria’da 15 yaşında bir öğrenci olan Agnes de “regl yoksulluğunun” karanlık yüzünü yaşayanlardan.

Agnes “İlk adet kanamam okula gittiğim bir günde oldu. Her zamanki gibi kalkıp okula gitmiştim. İngilizce dersi sırasında adet oldum. Öğretmenime söylemekten ve erkek öğrencilerin bana gülebileceğinden korktum” diyor.

Judy gibi Agnes de beline bir kazak doladı ve öğretmenine hasta numarası yaptı.

Agnes yaşadıklarını şöyle anlattı:

Utandım çünkü hijyenik pedim yoktu. Eve giderken yakın bir komşumuz olan motosiklet taksi sürücüsüyle karşılaştım. Ders zamanı niçin eve gittiğimi sordu. Söyleyemedim ama ona dik dik baktım. Bana baktı ve belimin etrafına niçin kazak bağladığımı sordu. Yanıt vermedim. Güldü ve bana regl dönemimde olup olmadığımı sordu. Bir şey demedim.

Sürücü daha sonra Agnes’ten hiç pedi olmadığı yanıtını alınca ona bir kutu ped alabileceğini söyledi.

Agnes “Onunla cinsel ilişkiye gireceğime söz verirsem bana 500 Kenya şilini vereceğini söyledi. Reddettim ve kaçtım. Ertesi gün okula gittim ve Hristiyan din eğitimi öğretmenimizden para istedim. Bana hijyenik ped almam için 200 Kenya şilini verdi” dedi.

Ne yazık ki arkadaşları onun kadar şanslı değildi. Birçok arkadaşının hijyenik pedlerden yoksun olduğunu belirten Agnes, “Bu da çoğunun onları hamile bırakan motosiklet taksi sürücülerine boğun eğmeleri demek oluyor. Bu da çocuk yaşta hamileliklere ve başında çocukların olduğu ailelere sebep oluyor” diye konuştu. 

UNICEF Kenya’nın İletişim ve Savunma Uzmanı Ariana Youn bir kız çocuğunun adet döneminin evlenme yaşına eriştiğini gösteren bir olgunluk işareti olduğunu dile getirdi.

Independent’a konuşan Youn, “Ebeveynler kızlarının hamile kalmalarından endişe ediyor. Bu da kız çocuklarının cinsel ilişki hakkında soru sormalarına fırsat vermemek için regl hakkında konuşmalarını engelliyor. Bazı toplumlar adet dönemini kadınlığa adım atma ve evliliğe hazır olma olarak görüyor” ifadesini kullandı.

Adet kanamasının Kenya’daki kız çocuklarının yaşamları üzerinde derinden yıkıcı bir etkisi bulunduğuna vurgu yapan Youn sözlerine şöyle devam etti:

(Hijyenik pedlere) erişimi olmayan bazı kız çocukları ve kadınlar kendilerince bir çözüm bulacak. Regl dönemindeyken toprağa bir delik kazacaklar ve günlerce orada oturacaklar. Birçok genç kızın okuldan geri kalmasının ve derslerden mahrum kalmasının önemli bir nedeni bu. Kız çocukları motosiklet taksi sürücüleriyle cinsel ilişkiye giriyor çünkü sürücülerin gücü, parası ve sağlık ürünlerine erişimi var.

Adet kanaması toplumsal bir tapu olarak görülerek ülkedeki sistematik yanlış bilgiyle ve batıl inançlarla gizleniyor. Kenya’da yaygın efsaneler arasında adet kanamasının kadını kirli ve iffetsiz yaptığı, hastalık ya da lanet olduğu, adet döneminde mutfağa gidildiğinde yiyeceklerin çürüdüğü, bahçeye gidildiğinde mahsullerin öleceği gibi inanışlar var. Dahası çok sayıda kişi adet döneminde kan kaybından ölünebileceğine ve o dönemde cinsel ilişkiye girilirse hamile kalınmayacağına inanıyor.

Regl büyük bir tabu olmayı sürdürüyor. Bill & Melinda Gates Foundation’ın 2016’da finanse ettiği bir araştırma, Kenyalı kız çocuklarının sadece yüzde 50’sinin adet görmeyi evde tartışabileceğini ortaya çıkardı.

“Regl yoksulluğu” Afrika’nın tamamında yaygın durumda. Kıtadaki 10 kız çocukları biri adet dönemlerinde hijyenik sağlık ürünlerine erişimleri olmadığı veya okullarda güvenli, özel tuvaletler bulunmadığı için okula gitmiyor.

Okula gitmeyen kız çocukları çocuk yaşta evliliğe zorlanması veya ergenlik yaşlarında hamile kalmaya zorlanması muhtemel.

Öte yandan Kenya bu konuda ilerleme kaydediyor. Hükümet, UNICEF ve iş ortaklarının girişimleri sayesinde 335 okulda 90 bin kız çocuğunun okullarda güvenli ve hijyenik tuvaletlere erişimi bulunuyor.

https://www.independent.co.uk/news/world/africa

Independent Türkçe için çeviren: Cenk Korkmazer

 

Add a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *